Kameralı İdari Şovlar ve Hukuki Cehalet: Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır’ın Mali Müşavirlik Mesleği ile İmtihanı
Geçtiğimiz günlerde Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır'ın, kameralar eşliğinde gerçekleştirdiği bir işyeri denetimi sırasında yaşananlar, kamu yönetimindeki idari cehaletin boyutlarını gözler önüne sermiştir. Denetim esnasında işyeri sahibinden mali müşavirinin telefon numarasını isteyen Bahadır, kameralar kayıttayken meslek mensubunu arayarak doğrudan şu ifadeleri kullanmıştır:
"Mükellefinize geldim. Şimdi de oradan sizi arıyorum. Burası çok pis, çok karışık, ruhsatı yok, bunları açtırıyorsunuz, vergi dairesine gönderiyorsunuz. Neden belediyeye göndermiyorsunuz, ruhsat almasını söylemiyorsunuz? Şimdi kapatacağız, biz burayı mühürleyeceğiz. Bunları kapattığım gibi size de işlem yapacağım. Adam baklava satıyor açıkta, onu satıyor bunu satıyor. Olur mu ya?"
Bu olay; yerel yönetimlerin asli görevlerini yerine getirmek yerine giriştikleri popülist denetim şovlarının, nitelik erozyonunun ve kamu gücünü elinde bulunduran makam sahiplerinin yetki sınırlarından, kanunlardan ve meslek tanımlarından ne denli yoksun olabildiklerinin açık bir ispatıdır.
Bir Bürokratik Hezeyanın Anatomisi
Belediye başkanının telefonda sarf ettiği cümleler, sadece mesleki bir bilgisizliği değil, aynı zamanda tehlikeli bir yetki zehirlenmesini barındırmaktadır. Bu cümleleri idari ve hukuki bir süzgeçten geçirmek, meselenin vahametini ortaya koyacaktır.
"Burası çok pis, çok karışık, ruhsatı yok... Neden belediyeye göndermiyorsunuz, ruhsat almasını söylemiyorsunuz?"
Bu ifade, ticari hayatın işleyişine dair temel bir kavrayış eksikliğinin sonucudur. Bu cümleyi sarf eden kişi sokaktaki sıradan bir vatandaş değil; bir ilçenin mülki idaresine talip olmuş, seçilmiş bir belediye başkanıdır. Tek bir cümlenin içerisine bu kadar derin bir idari cehaleti, yetki karmaşasını ve hukuk bilmezliği sığdırabilmek sarsıcıdır.
Sayın Başkan;
Bir mali müşavir, mükellefin işletme açılışında vergi dairesi, SGK ve ticaret sicili gibi yasal mali kayıtlarını tesis eder. Mükellefe, belediyeden İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı alması gerektiği bilgisi mesleki ve yasal bir uyarı olarak verilir. Ancak mali müşavir, reşit ve temyiz kudretine sahip bir mükellefin elinden tutup onu belediye koridorlarında gezdirecek bir "iş takipçisi" veya işletmenin idari amiri değildir.
Dükkânın fiziki şartlarının yetersizliği, hijyen kurallarının hiçe sayılması ve malların açıkta satılması, o işletmenin vizyonsuzluğu olduğu kadar, asli görevi bu denetimleri zamanında yapmak olan belediyenizin de kronik denetim zafiyetinin ve liyakatsizliğinin doğrudan bir tescilidir. Kendi kurumunuzun işleyişteki bu açık beceriksizliğinin ve ihmalinin faturasını, ofisinde mali tabloları hazırlayan meslek mensubuna kesmeye çalışmak, idari acziyeti örtbas etmek için yapılmış ucuz bir hedef saptırmaktır.
Hukuki Garabetin Zirvesi: "Size de İşlem Yapacağım" Tehdidi
"Bunları kapattığım gibi size de işlem yapacağım."
Bu cümlenin idari hukuk ve kamu yönetimi açısından analizi, bürokratik liyakat adına korkunç bir tabloyu ortaya çıkarmaktadır.
Sayın Başkan,
Hukuk devleti ilkeleri ve devlet ciddiyeti adına bu talihsiz cümleyi sarf etmeden önce kurumunuzun hukuk müşavirlerine danışmanız gerekirdi. Bir belediye başkanı, hangi yetkiyle, hangi kanuna dayanarak, hizmet akdiyle çalışan bağımsız bir mali müşavire "işlem yapmayı" tahayyül etmektedir?
Kamusal bir sorumluluk gereği ve kamu yönetiminde liyakatin asgari standartlarını hatırlatmak adına, idari sınırları netleştirelim:
Bir belediye başkanının veya idari zabıtanın, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'na tabi bir meslek mensubuna işlem yapma, ceza kesme, ofisini mühürleme veya mesleki faaliyetini kısıtlama yetkisi kesinlikle yoktur. Belediyelerin yetki alanı, kendi mülki sınırları içindeki ticari alanların fiziki, imar ve sıhhi şartlarıyla sınırlıdır. Mali müşavirlerin denetim ve disiplin mercii yalnızca üyesi oldukları Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası ve çatı örgütü TÜRMOB'dur. Maliye Bakanlığı'nın sınırlarını çizdiği bir meslek grubuna, belediye zabıtası zihniyetiyle müdahale etmeye kalkmak, hukuki bir eylem değil, bir yetki gaspı girişimidir.
Yetkisi olmayan bir alanda, salt siyasi güç zehirlenmesiyle tehdit savuran bir idareci, hukuki bir yaptırım uygulamamış, sadece kameralar önünde kabadayılık yapmış olur. Kendi yasal sınırlarını bilmeyen, oturduğu koltuğun her alanda mutlak bir güç sağladığını sanan bu zihniyet, devletin kurumlarını şahsi şovunun bir parçasına indirgemektedir. Bir idarecinin en temel görevi kanunları bilmektir; mesnetsiz tehditlerle meslek mensuplarını sindirmeye çalışmak değil.
Liyakat Sorunu: Kamu Yönetiminde Eğitim Şartı
Bir ilçenin bütçesini, imarını ve idaresini yöneten bir makam sahibinin, mali müşavirlik mesleği ile zabıta amirliği arasındaki farkı bilmemesi yapısal bir krizdir. Devletin en köklü kurumlarından olan belediyeleri yönetmeye talip olanların; idare hukuku, ticaret hukuku ve temel meslek yasaları hakkında asgari bir formasyondan geçmeleri gerektiği bu vaka ile bir kez daha kanıtlanmıştır.
Milyarlarca liralık bütçeleri yöneten makamların, "adam baklava satıyor açıkta, olur mu ya?" seviyesindeki bir sokak ağzıyla idare edilmesi, kamu ciddiyetiyle bağdaşmamaktadır. Kendi ilçesindeki ruhsatsız işletmeleri ancak kameralı baskınlarda fark eden bir yönetim anlayışının, bu idari zafiyeti mali müşavirlere yükleyerek örtbas etme çabası oldukça analitik ve bir o kadar da trajikomik bir stratejidir.
İdari Zorluk Çekenler İçin Mali Müşavirin Görevleri
Kanunları okuyup anlama konusunda zorluk çeken yerel yöneticiler için 3568 sayılı Kanun'un ruhunu ve mali müşavirin görevlerini en temel, en basitleştirilmiş haliyle özetlemek zaruri hale gelmiştir:
- Mali Müşavir Muhasebe Tutar, Dükkân Süpürmez: Mali müşavirin görevi, işletmenin mali hareketlerini yasal mevzuata uygun olarak kaydetmek, beyannamelerini hazırlamak ve devlete sunmaktır. İşletmenin hijyen standartları, yerlerin temizliği veya rafların düzeni mali müşavirin görev tanımında yer almaz.
- Mali Müşavir Danışmandır, Vasi Değildir: Mükellefe yasal yükümlülükleri (ruhsat vb.) hatırlatılır. Ancak mükellef bu yükümlülüğü yerine getirmezse, mali müşavir onun adına belediyeye gidip zorla işlem yapmaz. Sorumluluk, reşit ve temyiz kudretine sahip işletme sahibine aittir.
- Mali Müşavir Zabıta Değildir: Açıkta satılan baklavanın, bozuk gıdanın veya eksik fiyat etiketinin denetimi belediye zabıtasının ve tarım müdürlüklerinin işidir. Kurumlar, kendi yapmadıkları denetimlerin suçlusunu dışarıda arayamaz.
- Hizmet Sözleşmesinin Sınırları: Mali müşavir ile mükellef arasındaki ilişki, belirli mali işlerin yürütülmesini kapsayan bir hizmet sözleşmesine dayanır. Bu sözleşme, mali müşaviri mükellefin işlediği idari ve operasyonel suçların ortağı yapmaz.
Sonuç olarak;
Kamu yöneticiliği, kameralar önünde reyting odaklı azarlamalar yapmak değil, kanunların verdiği yetkiler çerçevesinde sessiz, sürekli ve adil bir sistem kurmaktır. Bir belediye başkanının, yetki sınırlarını aşarak, hiçbir yasal bağı veya sorumluluğu olmayan bir meslek grubuna fütursuzca saldırması, idari kapasitenin yetersizliğini gizlemek için sahnelenen bir illüzyondan ibarettir. Mali müşavirler, idarenin eksik bıraktığı işlerin günah keçisi yapılmayacak kadar saygın ve sınırları kanunla çizilmiş bir mesleğin mensuplarıdır.
Belediyeler, kameralar eşliğinde kabadayılık yapılacak şov merkezleri değil, ciddiyet ve liyakatle yönetilmesi gereken icra makamlarıdır. Mesleki sınırlarımız, devlet ciddiyetinin asgari gerekleri ve hukuki haddiniz umarım şimdi daha net anlaşıldı Sayın Başkan.